deviant ART

[x]

14

Journal Entry: Wed May 14, 2008, 12:47 PM
    .



    Yüzlerce kez aynı şarkıyı üst üste dinliyorum.
    Sonra alışıyor kulağım, hiç garip gelmiyor.
    Ninni gibi uyuyorum onunla.
    Senin söylediğini düşünüyorum. Onu hayal ediyorum.
    Bağıra bağıra o şarkıyı söylediğini duyuyorum.
    Kendi canımı daha çok acıtıyorum bile bile.
    Özlüyorum, çok özlüyorum ama bi yandan da nefret ediyorum.
    Sabahları dolmuş beklerken yanıma gelen kediye bakıyorum, gözlerim doluyor.
    Kediler çok duygusal hayvanlar.
    Hemen anlıyorlar ruh halini insanın.
    Ben gidene kadar yanımda bekliyor. Kafasını dayıyor bacaklarıma.
    Arada bakıyor yüzüme kafasını kaldırip.

    Huzur buluyorum 10 dakikalığına..

    Denize bakıyorum. Ne kadar mavi.
    Ordaki deniz de öyle midir?
    Aynı maviye aynı anda bakıyor muyuzdur?

    Peki sen hiç özlemiyor musun?
    Gümüşlük'te uyuduğumuz aklına gelmiyor mu?

    Gelmiyor.
    Biliyorum.

    Gelme buralara. o zaman.
    Burda, her yerde senden benden iz var.
    Benden uzakta nefes al.


    Ya da ben nefes almayayım.

    Senin olsun hepsi.


    Olmaz mı ?






    .


  • Mood: Tired
  • Listening to: Kazim Koyuncu - Divane Asik Gibi
  • Reading: b .
  • Watching: b .
  • Playing: b .
  • Eating: chocoLaTe chocoLaTe ((:
  • Drinking: beer || absinThe :D || teA

Eyy Photoshop :D Nelere Kadirsin Sen !

Journal Entry: Sun May 11, 2008, 8:17 AM
    Çok güldüm :D




    [link]




    Şu da haberin devamı. [link]


  • Mood: Tired
  • Listening to: Kazim Koyuncu - Divane Asik Gibi
  • Reading: b .
  • Watching: b .
  • Playing: b .
  • Eating: chocoLaTe chocoLaTe ((:
  • Drinking: beer || absinThe :D || teA

Journal Entry: Tue Apr 29, 2008, 10:36 AM
Kafamı sağa çeviriyorum bir sürü insan, sola çeviriyorum yine aynı.
Ellerinde kırmızı çiçekler, ziyarete gelmişler.
Üstümde kapkara toprak. Kapkara değil aslında. Ben öyle görüyorum.
Beyaz bu kadar yakışır mıymış bana?
İlk defa yakışmış, öyle hissediyorum. İncecik ama üşümüyorum. Karanlık ama ben görebiliyorum.
Her zamankinden daha çok farkında olabiliyorum.
Elleri değiyor ellerime son kez. Hep benim ellerim soğuktu bu sefer onun soğuk. Neden ki?
Yok o değil mi ölen, ben mi ölüyorum?
Muhtemelen.
Isıtyorum ellerini. Soğuğu işliyor kalbime kadar.
Yüzünü unutuyorum iki dakika sonra.
Sonraki dakikalarda kendi adımı unutuyorum, vücudum eriyor yok oluyor.
Kayboluyorum.
Sonra küçük siyah böceğin kabuğundaki kırmızı olarak dönüyorum dünyaya reenkarnasyona inanmayanlara inat.
Bir de şeklim oluyor. Kırmızı bir kalp oluyorum. Ben benliğimden çıkip kırmzı biğr kalp olarak yaşamımı devam ettiriyorum.





Ama en çok toprak altında kalan uzun saçlarıma üzülüyorum.







.


  • Mood: Tired
  • Listening to: Kazim Koyuncu - Divane Asik Gibi
  • Reading: b .
  • Watching: b .
  • Playing: b .
  • Eating: chocoLaTe chocoLaTe ((:
  • Drinking: beer || absinThe :D || teA

Siyah & Beyaz

Journal Entry: Sun Mar 30, 2008, 12:00 PM

.


Canımın çok acıyacağını bile bile içime alıyorum onu.
Nefesim yettiği kadar bağırıyorum. Sonrasında aynaya bakıyorum "naptın yine" der gibi.
Normalden de çirkinim şimdi, doyumsuz, sahte, pişman..
Kendi bakışım koyuyor bana.
En çok kendi sözlerime üzülüyorum.
"Sen adam olmucaksın, bu dünyanın adamdan (!) saydıklarının arasına giremiceksin hiçbi zaman, sıradan değilsin çünkü, sıradan olmalısın, basit olmalısın" diyorum kendi beynime.
Mesela hiçbir şey olmamış gibi ayakkabılarımı giyip çıkabilmeliyim o odadan 10 dakika içinde.
Olayı duygusallığa vurmanın anlamı ne?
Ruhunu mu kattın ki sen onun ruhuna sanki?
Ağlamadan, hiçbir şey hissetmeden, eşikten adım attığım anda her şeyi unutabilme yeteneğine sahip olmalıyım.
Velhasıl basit olamıyorum bi türlü, sadece asit olmayı başarabiliyorum sivri dillere. Pekala farkındayım.
KALBİME DEĞİL, BEYNİME söylüyorum bunları.
Kalbim yanlış yaptırmaz bana, sever beni benim onu sevdiğim gibi, hatta daha bile fazla sever, ben bazen onu sökup atayım diye düşünürüm, içime zehir akıtip ortadan kalkması için uğraşırım, O sabırla aklımın başıma gelmesini bekler; ona sonsuz güvenim var benim.
Kalbimi de yoldan çıkarabilen ancak aklımdır; ben bunu bilir bunu söylerim.


Uyumuyoruz kırmızı çiçekli beyaz çarşaflarda. Sabun da kokmuyor zaten yastık kılıfları.
Burnuma tek gelen pişmanlığın küf kokusu, bir de akşamdan kalma terlemelerin ıslaklığı.
Ve ben sabahın en renkli güneşiyle, sıcağıyla, bir dokunuşla, bir opüşle uyanmıyorum.
Sessizce bitiyor.
Kalkip gidiyoruz.
Bu kadar kısa, bu kadar basit.
Tipkı siyah beyaz fotoğraf gibi, hayatın sadece iki yönünü yaşıyoruz.





    Virgül .


  • Mood: Angsty
  • Listening to: Kazim Koyuncu - Divane Asik Gibi
  • Reading: b .
  • Watching: b .
  • Playing: b .
  • Eating: chocoLaTe chocoLaTe ((:
  • Drinking: beer || absinThe :D || teA

♥♥

Journal Entry: Sat Mar 22, 2008, 11:53 AM
Beynimin içinde saçma salak bir paranoya.
Yüzümde manasız bi gülümseme ve yine o derece manasız bir kızarıklık.
Huzursuzluk, vicdan azabı, boşluk.
Olmak istediğiyle olduğu bu kadar mı farklı olur insanın?
Açım sanırım.
Açken düşündüklerim gün boyunca silinmiyor kafamdan.
Pek konuşmadan kendimi dinliyorum, nasıl yetiyor, tam da o an orada, bulunduğum yerde birkaç saat daha kalmak istediğimi hissediyorum şiddetle.
Üşürmüş gibi, bulunduğum alanı küçültmek, ısınmak için iyice kamburlaşıyorum.
İşte o an kendimi boğazına kadar toprağa gömülü hissettim, nefes almak güçtü, irkildim.
Oksijen gibi geliyor nefesin o havasızlıkta, huzur, sanki vücuduma, berrak bir sudaymışım gibi hare hare yayılıyor izin verirsem.



















.


  • Mood: Adoration
  • Listening to: Ezginin Günlügü - Ebruli
  • Reading: b .
  • Watching: b .
  • Playing: b .
  • Eating: chocoLaTe chocoLaTe ((:
  • Drinking: beer || absinThe :D || teA